İçeriğe geç

Akaid kısaca ne anlama gelir ?

Akaid kısaca ne anlama gelir? Kayseri’de bir günün içinde başlayan iç yolculuğum

Benzer Konular: Birine kaktüs vermek ne anlama gelir ?

Bir Kayseri sabahı: Sessizliğin içimde büyümesi

Kayseri’de sabahlar hep sert başlar. Hava soğuksa insanın yüzüne tokat gibi çarpar, sıcaksa bile bir ağırlığı olur sanki. O sabah da öyleydi. Pencerenin kenarına oturmuş, elimde yarım kalmış çay bardağıyla dışarıyı izliyordum. Sokaktan geçen simitçi, uzaktan duyulan araba sesleri ve bir yerlerde ezanla karışan hayat…

İçimde ise tuhaf bir boşluk vardı. Adını koyamadığım bir eksiklik. Günlüklerimi karıştırırken bazen aynı cümleyle karşılaşıyorum: “Neyi kaçırıyorum bilmiyorum.” O sabah da yine aynısını yazmışım.

Üniversitede bir derse yetişmem gerekiyordu. Ama asıl mesele ders değildi. İçimde taşıdığım soruların ağırlığıydı. Arkadaşım Mert’le buluşup yürürken konuşuyorduk ama ben onu tam duymuyordum bile. Kafamın içinde başka bir ses vardı.

“İnsanın inandığı şeyler gerçekten ne kadar sağlam?”

Bu soru o gün beni bırakmadı.

Derste bir kelime: Akaid kısaca ne anlama gelir?

Derse girdim. Sıra tahtaya yazılan başlığı gördüğüm an gözüm takıldı:

“Akaid kısaca ne anlama gelir?”

Hocanın sesi sınıfın içinde yankılanıyordu ama bana uzak geliyordu. Sanki kelimeler değil de başka bir dil konuşuluyordu.

“Akaid,” dedi hoca, “İslam inancının temel esaslarıdır. Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete ve kadere inanmayı kapsar.”

Bunu duyduğum anda içimde bir şey hafifçe sarsıldı. Sanki uzun zamandır taşıdığım bir yükün ismi ilk kez konmuştu.

Akaid… Sadece bir ders başlığı değilmiş gibi geldi bana. Daha derin, daha kişisel bir şeydi. Çünkü inanç dediğimiz şey, kitaplarda yazanlardan çok insanın içinde yaşadığı bir şeydi.

O an aklıma çocukluğum geldi. Dedemin dizinin dibinde otururken anlattığı hikâyeler… “Her şeyin bir sahibi vardır,” derdi. O zamanlar sorgulamazdım. Sadece dinlerdim. Ama büyüdükçe sorular çoğalmıştı.

Ve şimdi, sınıfta o kelimeyle karşılaşınca, içimde uzun zamandır kapalı duran bir kapı aralanmış gibi hissettim.

Bir arkadaşın kaybı ve içimde kırılan şeyler

O günün akşamına doğru Mert’le yürürken sessizlik çöktü aramıza. Normalde konuşkan olan o bile suskundu.

Bir hafta önce ortak bir arkadaşımızı kaybetmiştik. Trafik kazası. Çok ani. Çok sessiz. İnsan böyle şeylere hiçbir zaman hazır olmuyor.

Onun yokluğu, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu yüzümüze çarpmıştı.

“İnanmak kolay değil artık,” dedi Mert bir anda.

O cümle içimde yankılandı.

Ben de aynı şeyi hissediyordum ama söyleyemiyordum. Çünkü bazı duygular konuşulunca küçülüyor gibi geliyordu.

İşte o anda Akaid kısaca ne anlama gelir sorusu sadece bir ders sorusu olmaktan çıktı benim için. Bir hayat sorusu oldu. İnandığımız şeyler, kayıplar karşısında ne kadar ayakta kalabiliyordu?

Gökyüzüne baktım. Kayseri’nin akşamı ağır bir griye dönmüştü. İçimde hem bir isyan hem de garip bir teslimiyet vardı. Ne hissettiğimi tam olarak bilemiyordum ama bir şeyler değişiyordu.

Gece: Günlüğüm ve kendimle yüzleşmem

Eve döndüğümde direkt masama oturdum. Günlüğümü açtım. Kalem elimde bir süre bekledim. Yazmak istiyordum ama cümleler gelmiyordu.

Sonra yazmaya başladım:

“Bugün ‘akaid’ diye bir kelime öğrendim. Ama aslında yeni bir şey öğrenmedim. Sadece içimde zaten olan sorulara bir isim verildi.”

Kalem durmadı.

“İnanmak, insanın en kırılgan yanıymış. Bunu bugün daha iyi anladım. Çünkü birini kaybettiğimizde sadece onu değil, bazı inançlarımızı da kaybediyoruz.”

Yazdıkça içimde bir şeyler çözülüyordu. Sanki yıllardır düğüm olan bir ip yavaş yavaş gevşiyordu.

Ama huzur gelmedi. Sadece daha net bir acı vardı artık. Daha dürüst bir acı.

Akaid ve hayat: İnanç sadece bilgi değilmiş

O gece daha sonra internetten tekrar baktım: Akaid kısaca ne anlama gelir?

Aynı cevaplar çıktı karşıma: İnanç esasları, temel dini hükümler, imanın temelleri…

Ama bu kez kelimeler bana daha farklı geldi. Sadece bilgi gibi değil, bir yaşam zemini gibi.

Düşündüm: İnsan gerçekten neye inanır?

Sadece öğrendiklerine mi? Yoksa kaybettiklerinde bile tutunabildiklerine mi?

Benim için Akaid artık sadece bir tanım değildi. Daha çok, hayatın ortasında ayakta kalmaya çalışan bir iç dengeydi.

O gece pencereden dışarı baktım. Kayseri sessizdi. Ama o sessizlik boş değildi. İçinde bir ağırlık vardı.

Ve ben o ağırlığın içinde kendimi ilk kez bu kadar açık hissettim.

Sabahın devamı: Küçük bir umut kırıntısı

Ertesi sabah uyandığımda her şey değişmiş değildi. Acılar yerinde duruyordu. Sorular da.

Ama içimde küçük bir fark vardı. Daha önce kaçtığım şeylere biraz daha yaklaşabiliyordum.

Günlüğüme şunu yazdım:

“Belki de inanç, her şeyin cevaplanması değil. Sadece sorularla yaşamayı öğrenmektir.”

O cümleyi yazarken garip bir rahatlama hissettim.

Mert’le buluştuğumda yine aynı sokaktan yürüdük. Bu kez sessizlik kötü değildi. Sadece vardı.

“Dün gece düşündüm,” dedi. “Belki de bazı şeyleri anlamaya çalışmak yerine taşımak gerekiyor.”

Başımı salladım. Evet, tam olarak öyleydi.

Son: Akaid sadece bir kelime değil, bir duruşmuş

Şimdi geriye dönüp baktığımda o dersin hayatımda küçük ama derin bir kırılma olduğunu görüyorum.

Akaid kısaca ne anlama gelir diye başladığım o gün, aslında kendi içime doğru bir yolculuğun başlangıcıymış.

İnanç, sadece öğrenilen bir bilgi değilmiş. Yaşanan, sarsılan, bazen kaybolan ama yine de tamamen yok olmayan bir şeymiş.

Ben Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bunu o gün tam anlamıyla hissettim.

Hayatın içinde kayıplar, sessizlikler ve sorular var. Ama hepsinin içinde insanı ayakta tutan ince bir çizgi de var.

Belki de o çizginin adı, benim için artık sadece bir kelime değil.

Sadece “akaid” değil.

İçimde taşıdığım, her gün yeniden kurduğum bir denge.

Eprongroup sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Akaid kısaca ne anlama gelir” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://eksiportal.com https://caglayanlarinsaat.com.tr https://absaluminyum.com.tr Sitemap
grand opera bet giriş